İş Kanunun 25. maddesinin ikinci bendinin ı fıkrasına göre ‘İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması’ haklı fesih nedenidir. İşçi daha önce görüldüğü gibi özen borcunun bir gereği olarak işçi sağlığını ve iş güvenliğini tehlikeye düşürmekten kaçınmak zorundadır.
Nitekim Yargıtay’a göre, ‘yanıcı maddeyle çalışan arkadaşının yanında sigara yakarak yaralanmasına yol açan işçinin iş güvenliğini tehlikeye düşürmüş olması nedeniyle iş akdi 25/2, ı uyarınca haklı nedenle feshedilir’. (Y9HD 9.4.1992 T. 1991/16257 E. 1992/3937 K.)
İşçinin davranışı sonucunda mutlaka bir zararın ortaya çıkmış bulunması gerekli değildir. Bu fıkrada belirtildiği gibi iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmüş olması, bir zararın doğması olasılığının bulunması yeterlidir. Buna karşılık İK m. 25/2, ı hükmünün uygulanabilmesi için işçinin kusurlu davranması yani iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesinin işçinin kastı veya ihmali sonucunda ortaya çıkmış olması zorunludur.
Mallar açısından ise; işverenin malını veya işyerinde bulunup başkasına ait makine, tesisat, eşya ve maddeleri hasara veya kayba uğratmasının haklı neden oluşturması için, zararın işçinin otuz günlük ücreti tutarından çok olması gerekmektedir. Böylece küçük zararlar yüzünden işçinin işten çıkarılması önlenmek istenmiştir. Zarara ve kayba uğratılan mal, makine ve eşya işverenin kendisine veya bir başkasına ait olabilir. Eğer mal bir başkasına aitse, söz konusu hükmün uygulanabilmesi için, o malın işverenin zilyetliği ve sorumluluğu altında bulunması gerekir.
Yargıtay konuyla ilgili bir kararında, “İş Kanununun 25/H-ı maddesinde düzenlenen haklı fesih koşullarının bulunup bulunmadığı yönünden mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yaparak davacının kusuru olup olmadığı, varsa oranı, zararın miktarı, bunun 30 günlük ücretini aşıp aşmadığı tespit edilmesi…” yönünde karar vermiştir. (Y9HD 30.12.2004 T. 2004/20194 E. 2004/30074 K. )
İş akdinin işverenin malına verilen zarar nedeniyle İK m. 25/2,ı uyarınca feshedilebilmesi için zararın işçinin kusurundan yani kendi isteğinden veya ihmalinden doğmuş bulunması gerekir. Çünkü fıkranın başında yer alan bu deyimler, sadece iş güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi yönünden değil daha sonraki işverenin malına zarar verilmesi olgusunu da kapsar bir biçimdedir. Ancak işçi zararın gerçekleşmesinde kusuru olmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulmak imkânına sahiptir. İşçinin işverenin zilyetliğinde ve sorumluluğunda bulunan mal ve makine ve eşyayı zarara uğratması yeterlidir.
