Kıdem Tazminatı
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulması halinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. Aynı maddenin on altıncı fıkrası hükmüne göre; işçinin ölümü halinde doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599’uncu ve 606’ncı maddelerine göre; mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler. Miras, 3 ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
Ölen işçinin kanuni mirasçılarının kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için, ölümün doğal nedenler dışında, işçinin kendi kusurlu davranışı ile hatta intiharı nedeniyle meydana gelmiş olması önemli değildir. Bu yönüyle salt ölüm olayının gerçekleşmiş olması yeterlidir.
İşverenin, işçinin mirasçılarına kıdem tazminatı ödemesi, işçinin ölümüne yol açan olayda kusuru olup olmamasına bağlı değildir. İşçi, ölüme yol açan olayı kendi kusuruyla yapmış olsa bile, işveren, mirasçılarına kıdem tazminatı öder. İşçinin ölümünün, işyerinde veya işyeri dışında olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Ancak ölüm olayı işverene, iş sözleşmesini haklı bir sebeple fesih olanağı sağlıyorsa, mirasçıların kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkabilir. Buna işçinin iş güvenliğine tehlikeye sokan kasti davranışları veya işini savsaklaması sonucu ölümü halinde, işverenin haklı bir sebeple iş sözleşmesini bozması örnek olarak gösterilebilir.
Kıdem tazminatı işçinin kanuni mirasçılarına ödenmekte olup, iradi yani atanmış mirasçılarına ödenmemektedir.
Veraset ilamında tespit edildiği üzere kanuni mirasçılara miras paylarıyla orantılı olarak kıdem tazminatı ödemesi gerekmektedir.
– Ölüm Tazminatı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 440’ncı maddesine göre; sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak 1 aylık; hizmet ilişkisi 5 yıldan uzun bir süre devam etmişse, 2 aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu sayılanlardan herhangi biri de yoksa işveren işçinin kanuni mirasçılarına bu tazminatı ödeme yükümlülüğü yoktur. Çünkü kanun maddesi açık ve net olup, kanuni mirasçılarından bahsetmemektedir.
İşyerindeki kıdem süresi 1 yıldan az olup ölen işçinin sağ kalan eşi ve ergin olmayan çocukları bunlar yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere 1 aylık ücret tutarında ölüm tazminatı ödenir.
Sağ kalan eş, resmi evlilik bağıyla evli olan eşi kapsamakta olup, resmi evlilik bağı olmayan ya da boşanmış eşi kapsamamaktadır.
4721 sayılı Kanunun 364’üncü maddesine göre; herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Burada aslında kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler düzenlenmiştir. Yani, üstsoy olarak işçinin annesi, babası, büyükannesi, büyükbabası; altsoy olarak işçinin çocukları, torunu ve onların çocuklarıdır. Buna göre işçinin amca, hala, teyze, dayı, kuzen gibi aile üyeleri üstsoy ve altsoy olarak kabul edilemeyeceğinden ölüm tazminatı ödenemez.
– Ölüm Tazminatı ile Kıdem Tazminatının Karşılaştırılması
Ölüm tazminatı ölen işçinin hak sahiplerine, kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenir. Ölüm tazminatı mirasçılık sıfatına bağlı olmayıp hak sahipleri mirası ret etmiş olsalar bile ödenmesi gereken bir tazminattır.
Ölüm tazminatı 6098 sayılı Kanunda, kıdem tazminatı 4857 sayılı Kanunda düzenlenmiştir.
Kıdem tazminatı ödemesinde en az 1 yıl çalışma şartı varken ölüm tazminatında bu şart yoktur. İşçi işe girdiği gün vefat etse ölüm tazminatına hak kazanılmaktadır.
Kıdem tazminatında son brüt giydirilmiş ücret, ölüm tazminatında son brüt çıplak ücret esas alınmaktadır.
– İşe İade Davası Sırasında Ölen İşçinin Hakları
İşçinin ölümü feshi izleyen 4 ay geçtikten sonra gerçekleşmiş olmakla, ölen işçinin mirasçılarına 4 aylık süre için boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekir. Boşta geçen süreye ait 4 aylık süre için ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacı ölen işçinin mirasçılarına ödenmesine karar verilmelidir.
– Ölüm Halinde Hakedip Kullanılmayan Yıllık İzin Ücrete Dönüşür
Yıllık ücretli izin hakkı, hizmet akdinin işçi veya işveren tarafından feshi veya işçinin ölümü ile izin ücretine dönüşmektedir.
– Kıdem ve Ölüm Tazminatlarının Vergilendirilmesi
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14’üncü maddesine göre ödenmesi gerek kıdem tazminatının tamamı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendine göre gelir vergisinden müstesna kılınmıştır. Burada dikkat edilecek husus, kıdem tazminatının yasal tavan tutarına kadar yapılan kısmı vergiden müstesna, aşan kısım vergiye tabidir.
– Ölüm Tazminatı ve Kıdem Tazminatının Birlikte Ödenip Ödenmeyeceği
Bu konuda doktrinde bir fikir birliği bulunmamaktadır. Bazı yazarlara göre birlikte ödenmekte bazı yazarlara göre ölüm tazminatı 4857 sayılı Kanuna tabi olanlara ödenmemektedir.
Ancak şunu ifade etmek gerekir ki, 6098 sayılı Kanun genel kanun, 4857 sayılı Kanun özel kanun olduğu, özel kanunların genel kanunlara önceliği bulunduğu dikkate alındığında ölüm tazminatı ile ilgili bir düzenleme 4857 sayılı Kanunda yer almadığı için 4857 sayılı Kanuna tabi olan işçiler açısından işçinin ölümü halinde kıdem tazminatı yanında ölüm tazminatı da ödenmelidir.
-Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nasıl Alınır?
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) nasıl alınır cenazesi olan her ailenin sorduğu sorudur. TMK m. 598 hükmü ile veraset ilamı (mirasçılık belgesi) sulh hukuk mahkemeleri veya noterliklere alınır. Veraset ilamı almak için mirasçılardan birinin başvuru yapması gerekir. Hâkim yahut noterin başvuru olmaksızın re’ sen veraset ilamı düzenleme yetkisi yoktur.
-Veraset İlamı İçin Gerekli Belgeler
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) talebi için başvurulduğu takdirde mahkeme veraset ilamı için gerekli belgeler veya noterden veraset ilamı için gerekli belgeler şunlardır:
Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
Nüfus Kayıt Örneği
Ölüm Belgesi
Veraset İlamı Talebi İçeren Dilekçe
Noterden Veraset İlamı Talebi
Mirasçı tarafından gerekli belgelerin noterliğe ibrazı ile notere başvurulması suretiyle veraset ilamı alınabilir.
Bazı hallerde Noterlik Kanunu noterlerin veraset ilamı verme yetkisi sınırlandırılır. Bu hallerde mirasçı mutlaka sulh hukuk mahkemesine başvurmalıdır:
Noter tarafından muris ve mirasçı arasındaki soy bağının tespit edilemediği hallerde,
Nüfus kayıtlarının yeterli açıklıkta olmadığı hallerde,
Muris tarafından düzenlenmiş bir vasiyetname bulunduğu hallerde,
Başvuran kişinin ya da mirasçılardan en az birinin yabancı olduğu hallerde
Sulh Hukuk Mahkemesinden Veraset İlamı Talebi
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi) almak için sulh hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Yetkili mahkeme, murisin son yerleşim yeri mahkemesi ya da mirasçılardan her birinin yerleşim yeri mahkemesidir.
ALINTILAR MEVCUTTUR.
