Sağlık raporlarında kıdem tazminatı
Kıdem tazminatı süresini hesaplarken, sözleşme başlangıcı ve sözleşme feshi arasındaki süreler kıdem tazminatına esas süre olarak kabul edilmektedir. Çalışanın raporlu olduğu sürelerde, sözleşme fesih şartlarından birisi de ihbar süresini 6 hafta aşması durumudur. Uygulamada birçok işveren istirahatli (raporlu) olunan sürenin, ihbar süresini 6 hafta aşması halinde, kıdem tazminatına esas süreyi sözleşme başlangıç tarihi ile ihbar süresinin üzerine eklenen 6 haftalık rapor süresi arasındaki tarihleri baz alarak kıdeme esas süreyi belirlemektedir.
Örnek Yargıtay kararları;
“Davacının işyerindeki hizmet süresi 25.01.2007-21.06.2009 arasında olup, İş Kanunu’nun 17 nci maddesine göre ihbar öneli süresi 6 haftadır. İhbar öneli süresine 6 haftanın ilave edilmesiyle toplam 12 haftayı aşan 1 haftalık sürenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaması gerekmektedir.” (9 Hukuk, 2013/13446 K.)
“İsçinin işyerinde çalıştığı sırada almış olduğu istirahat raporlarının kıdem süresinde değerlendirilmesi yerinde olur. İşçinin çalıştığı sırada bir defada ihbar önelini 6 hafta aşan istirahat raporu süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı, kararlılık kazanmış Yargıtay uygulamasıdır.” (9 Hukuk, 2009/12188 K.)
Sağlık raporlarında yıllık ücretli izin
Herhangi bir işyerindeki çalışma süresi en az 1 yılı dolduran bir işçi, yıllık ücretli izin hakkı elde etmektedir. Yıllık ücretli izin hakkının elde edilmesi için gerekli olan çalışma süresinin hesabında, yıl içinde işveren tarafından verilen izinler, çalışılmış gibi kabul edilecektir. İşçinin hastalık nedeniyle rapor alarak işe gidemediği süreler, belirli esaslarla yıllık ücretli izin hakları bakımından çalışılmış gibi sayılmaktadır. Bu sürelerin yıllık ücretli izin haklarının belirlenmesi sırasındaki durumu konusunda, yasa ile belirlenmiş olan ihbar süreleri önem taşımaktadır.
Herhangi bir işçinin raporlu olduğu sürelerin, ihbar süresinin 6 hafta fazlasına kadar olan kısmı, yıllık ücretli izin hakkının hesabı sırasında çalışma süresi olarak dikkate alınmaktadır. Rapor süresinin belirlenen bu süreyi aşması durumunda, aşan süre yıllık ücretli izin hakkının kazanılmasında belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. Böylesi bir durumda işçinin yıllık ücretli izin hakkı elde edeceği tarih, çalışma süresinden sayılmayan süre kadar ileri bir tarihe kayacaktır.
Sonuç itibariyle, bu mevzuat hükümleri çerçevesinde, uzun süreli sağlık raporlarında, işçinin bildirim süresine 6 hafta daha eklenerek bulunacak kısım yıllık izin hesabında çalışılmış gibi dikkate alınacaktır. Sağlık raporlarının bu süreyi aşan kısmı ise yıllık izin hesabında dikkate alınmayacaktır.
