İşçinin sağlık raporu almasının kanuni hakkı olduğu bir gerçektir. Neticede, rahatsızlanan ya da hastalık geçiren bir işçiye kimse neden rapor aldığını soramaz. Ama işçinin sık sık aldığı raporlar işyerine olumsuz etki ediyorsa ya da işin yürümesini bozuyorsa bu durumda işveren, işçisinin iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 18 inci maddesi gereğince geçerli bir nedene dayanarak ve bildirim süreleri dahilinde feshedebilir.
Sık sık rapor alan işçinin bu durumunun işyerine olumsuz etkisi oluyorsa ya da işin yürütülmesi bu nedenle güçleşiyorsa, işveren işçisini İş Kanunu’nun 18 inci maddesi gereğince işten çıkarabilir. Bunun sonucunda ise işçisine kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemesi gerekir.
İşçinin sık sık sağlık raporu alması, ancak aşağıda sayılı iki nedenden birinin varlığı halinde işçinin 18 inci madde gereğince kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının ödenerek işten çıkarılmasına gerekçe olabilecektir:
- Bu durumun işyerine olumsuz bir etkisinin olması
- Bu durumun işin yürütülmesini güçleştirmesi, bozması ya da engellemesi
Yukarıdaki durum dışında; eğer işçinin aldığı sağlık raporlarının doğruluğundan şüphe duyuluyorsa, ilgili hakem hastanelere başvurularak raporların gerçekliği soruşturulabilir. Böyle bir durumda işçinin aldığı raporun gerçek olmadığı tespit edilirse, buna dayanarak işçinin iş sözleşmesi İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi gereğince kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmeksizin derhal feshedilebilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi;
İş sözleşmesinin, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 Sayılı Kanunun 25. maddesinin ( II ) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlarla benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin ( e ) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, davalı işverenlikte uzman tıbbi satış mümessili olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, davalı tarafından 16.9.2013 tarihi itibariyle yöneticisinin iyiniyetle kendisine ulaşma çabalarına aynı şekilde karşılık vermemesi, şirketin kendisinden beklediği işi özenle ve verimli yapma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, 27.5.2013 tarihinden fesih tarihine kadar geçen dönem zarfında 11.7.2013 ve 12.7.2013 tarihleri dışında görevine devam etmemesi sebepleriyle 4857 Sayılı Kanunun 25/II- ( e ) maddesi uyarınca feshedilmiştir.
İşyeri dosyasına göre; davacının 27.5.2013 tarihinden 23.9.2013 tarihine kadar, fesih bildiriminde belirtilen günler haricinde farklı tarihlerde ve silsile halinde sağlık raporları aldığı sabittir. Davacının bu şekilde sık sık rapor alması eyleminin; yürütülen işin sürekliliği dikkate alındığında, iş yerinde olumsuzluklara yol açacağı, işin yürütümünü bozacağı açıktır. Bu haliyle iş sözleşmesinin sürdürülmesi işverenden beklenemez. Davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı sebep ağırlığında olmasa da geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Bu itibarla işe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
-İşçinin sık sık rapor alması ve devamsızlık yapması iş akdinin feshi için geçerli bir sebeptir.
-Sık sık rapor alma eyleminin; yürütülen işin sürekliliği dikkate alındığında, iş yerinde olumsuzluklara yol açacağı, işin yürütümünü bozacağı açıktır. Bu haliyle iş sözleşmesinin sürdürülmesi işverenden beklenemeyecek ve iş sözleşmesini geçerle nedenle feshedebilecektir.
