İŞÇİNİN BAŞKA İŞÇİYE HAKARETİ VE FESİH

4857 Sayılı İş Kanunu 25. maddesi uyarınca işçinin işverenin diğer bir işçisine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması halinde; işverene haklı fesih imkânı tanınmıştır. Ancak işverenin veya başka bir çalışanın gıyabında hakaret eden işçinin iş akdi feshedilebilir mi ? Hakaret içeren sözleri, muhatabının doğrudan duyup duymamasının bir önemi var mıdır ?

İşçinin gerçekleştirmiş olduğu eylem ile işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görüyor, çalışma düzeni, huzuru ve iş barışı bozuluyor olma hususu aranmaktadır. Bir işçinin hakaret ya da sataşma niteliğindeki eylemlerinde “karşılıklı” bir halin ve tahrik unsurunun olup olmadığının araştırılması da kararın oluşmasında büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple somut olaya göre ayrı değerlendirme yapılarak işçinin incelemeye konu eyleminin haklı nedenle fesih imkânı taşıyıp taşımadığı tartışıldıktan sonra sonuca varılmalıdır.

İşyerindeki diğer bir işçiye hakaret etmesi sonucu iş akdi haklı nedenle feshedilen işçi kıdem ve ihbar tazminatına da hak kazanamayacaktır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2019 tarihinde 2019/4112 E. Ve 2019/21931 K. Sayılı kararına da benzeri bir olay konu olmuş ve karara bağlanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, güvenlik müdürü olarak çalışan … isimli bir çalışanla gerçekleştirdiği telefon görüşmesi sonrasında telefonu kapatır kapatmaz …’u kast ederek sinkaflı küfürler ettiği, işyerinde üstü olarak çalışan …’a gıyabında gerçekleştirilen bu hakareti duyan ve o esnada davacı işçinin yanında bulunan tanık Okan’ın bu durumu hakaretin muhatabına ve işverene bildirmesi üzerine iş akdinin açıklanan olay nedeniyle feshedildiği, feshe konu olayın gerçek olduğunun da tanık anlatımıyla anlaşıldığı ve davacı işçinin eyleminin işyerinde diğer bir çalışana sataşma niteliğinde olup işveren açısından haklı fesih niteliğinde olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle davacı işçinin iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.