- HD. 2004/13259 E. 2005/3782 K. 10.02.2005
…İşçinin ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi halinde işçi iş görme borcunun yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre içinde ücret ödemesi uygulaması yapılacağı yasa tasarısında düzenlendiği halde Türkiye Büyük Millet Meclisimdeki görüşmeler sırasında bu düzenleme yasa metninden çıkarılmış ve bu suretle Yasama organı boşta geçen bu sürede ücret istenemeyeceğine dair iradesini açık olarak ortaya koymuştur.
- maddenin bu düzenlemesine göre işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürenin ücretini işverenden talep etmesi mümkün değildir. Zira, işçinin çalışmaması kendi iradesi ile oluşmuştur.
Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2010/49945 E. 2011/18452 K. 20.06.2011
…Somut uyuşmazlıkta davacı ve diğer işçilerin 2 aydır ücretlerini alamadıkları ve bu nedenle topluca iş görme edimini yerine getirmekten kaçındıkları, bunun üzerine işyerinde çıkarıldıkları ve devamsızlık tutanaklarının sonradan tutulduğu anlaşılmakladır.
Davacının davranışı iş görme edimini yerine getirmekten kaçınmadır. İş görme ediminden kaçınan davacı işçinin iş sözleşmesi davalı işveren tarafından feshedildiğinden ihbar tazminatının kabulü gerekir. Yazılı gerekçe ile bu tazminatın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2009/16097 E. 2011/17333 K. 09.06.2011
…Somut uyuşmazlıkta davacının toplu halde gerçekleşen iş görme edimini ifadan kaçınma eylemine katıldığı Mersin 1. İş Mahkemesinin 2007/3 D.İş sayılı dosyası ve Mersin 5. Noterliğinin 19.03.2007 ve 20.03.2007 tarihli tutanakları ile sabittir. Ancak dinlenilen tanık anlatımlarından, bu eylemin işveren tarafından fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Bölge Çalışma Müdürlüğünün 29.03.2007 tarihli tutanağında fazla çalışma ücretlerinin ödendiği yönünde genel bir belirleme yapılmış ise de davalı tarafça davacının tüm çalışma dönemine ilişkin ücret bordroları ibraz edilmemiştir. Dosya içerisine ibraz edilen bordroların incelenmesinde ise 2007 yılı 1 ay bordrosu dışındaki diğer dönemlere ilişkin bordrolarda fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku bulunmadığı görülmüştür.
İşçinin bireysel kararı sonrası fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile yaptığı bu eylem toplu nitelikte olsa bile kanun dışı grev sayılmaz ve bu durum iş sözleşmesinin feshinde haklı neden teşkil etmez.
Bu husus dikkate alınmaksızın kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2009/36983 E. 2010/9493 K. 06.04.2010
…Davacı işçi son 7 ay elden ödenmekte olan ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde öngörülen çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmıştır. Davalı işveren sözü edilen ödemelerin yapıldığını ispat edememiştir. Bu durumda davacı işçinin sözü edilen davranışı yasal bir hakkın kullanımı niteliğindedir. İşverence bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshi haklı bir nedene dayanmamaktadır.
- HD. 2014/13253 E. 2014/17793 K. 22.9.2014
…Somut olayda, davacı, 2.11.2012 tarihi i ihtarnamesi ile, önceki ay ücretlerinin zamanında düzenli ödenmediği ve ekim ayı maaşının ödenmediğinden bahisle iş akdini feshetmiştir. Gerek dosya içinde bulunan banka hesap hareketlerinin incelenmesinden, gerekse davacının örtülü beyanından, ekim ayı ücreti dışında kalan ücretlerinin, ilgili ay içinde parçalı olarak ödendiği, yasanın aradığı anlamda ücretin ödenmemesinin söz konusu olmadığı açıktır.
Ekim 2012 ayı maaşı yönünden ise; davacı, 2.11.2012 tarihli ihtarnamesi ile 2012 yılı ekim ayı ücretinin ödenmemesini fesih sebebi yapmıştır. Ancak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2.1.maddesindeki düzenlemeye göre, ücretin, takip eden ayın ilk haftası içinde, ödenmesi gerekmektedir. Fesih tarihi itibariyle, ekim ayı ücretinin, ödenme süresi henüz dolmamıştır, bu nedenle davacı için haklı fesih nedeni oluşturmaz. Hal böyle olunca, davacının iş akdini haklı neden olmadan feshettiği bu nedenle kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
- HD. 2006/8689 E. 2006/29518 K. 08.11.2006
…Davacının davalıya ait fırında “pişirici” olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğindeki belgelerden 2004 yılı Nisan ve Temmuz ayları arası sigorta primlerinin davalı tarafından eksik olarak yatırıldığı saptanmıştır.
Davacının söz konusu eksikliğin işverence görüşülmesi sırasında işverence işten çıkarıldığı davacı tarafından iddia edilmektedir.
Öte yandan son iki aylık ücreti de işverence ödenmemiştir.
Maddi olayların bu gelişim süreci dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı kanunun 24/11 maddesi uyarınca haklı olarak davacı tarafından terk yolu ile sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kıdem tazminatı alacağına hükmedilmesi gerekirken söz konusu alacağın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2006/12574 E. 2006/31428 K. 29.11.2006
…Davacı, 2003 yılı ocak ve şubat ayı ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle hizmet akdini haklı olarak feshettiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı, davacının izin dönüşü işbaşı yapmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, davacının istifa etmek suretiyle ayrıldığını kabul ederek tazminat isteklerini reddetmiştir.
Davacının 6.3.2003 tarihli iki dilekçesi mevcuttur. Bunlardan birisi izin isteği ile ilgili olup, bu dilekçe üzerine davacıya izin verildiği kanıtlanmış değildir. Diğer aynı tarihli dilekçede davacı, ocak ve şubat aylarına ait ücretlerinin ödenmediğini bu nedenle akdi feshettiğini açıklamıştır. Davacının bu dilekçeyi verdiği 6.3.2003 tarihinden sonra, işyerinde çalışması bulunmamaktadır. 2003 yılı Ocak ayı ücretlerinin de davacının fesih tarihi olan 6.3.2003 tarihinden sonra taksitler halinde davacının banka hesabına yatırılmıştır.
Tüm dosya içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde davacının hizmet akdini haklı olarak feshettiği anlaşılmaktadır. İhbar tazminatı isteğinin reddi doğru ise de. kıdem tazminatı talebinin bilirkişi raporunun bir değerlendirmeye tabi olarak kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2009/7091 E. 2011/5913 K. 03.03.2011
…Somut olayda davacının fazla mesai yaptığı, ulusal bayram-genel tatil günlerinde çalıştığı dinlenilen tanık beyanları ile doğrulanmıştır. İşveren tarafından bu çalışmalarına ilişkin ücret alacaklarının ödendiği geçerli delillerle ispat edilememiştir. Davacının ücretinin asgari ücretten düşük ödendiği hususu da mahkemece kabul edilmiş bulunmaktadır.
4857 SK. nun 24/11-e maddesi gereğince işveren tarafından ücretlerinin
ödenmemesi işçiye iş akdini derhal ve haklı feshetme imkanı tanımaktadır. Davacı dava dilekçesinde iş akdini ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile sonlandırdığını ileri sürmüştür. İstifa dilekçesinde fesih sebeplerini açıkça belirtmemesi haklı fesih sebeplerini ortadan kaldırmaz. Mahkemece davacı işçinin kıdem tazminatı isteminin kabulüne, karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
- HD. 2010/20054 E. 2012/31277 K. 24.09.2012
…Asgari geçim indirimleri de yukarıda açıklanan ilkeler ışığında sosyal bir hak olup ödenmemesi halinde işçinin iş akdini haklı nedenle fesih imkanı bulunmaktadır.
Davacının talep ettiği asgari geçim indirimi alacakları fesihten sonra ve dava tarihinden önce 09.07.2008 tarihinde ödenmiştir. İşyerinde ücret ve bu kabil alacakların hangi tarihlerde ödendiği araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asgari geçim indirimi alacağının miktarının azlığı nedeniyle işçinin fesih hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
- HD 2013/2249 E. 2013/1892 K. 28.02.2013
…Somut olayda, davacı Mayıs ve Haziran ayı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirtmiş ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı taraf ise dosyaya sunulmuş olan istifa dilekçesi vermek suretiyle davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunmuştur. Davalı tarafça davacının Mayıs ve Haziran ayı ücretlerinin ödendiğinin ispat edilememiş olması, ayrıca davacı tanığı İ.B.’un da davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiği beyanı karşısında iş sözleşmesinin davacının ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle davacı işçi tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı nedenle feshedildiğinin ve kıdem tazminatına hak kazanacağının kabulü gerekecektir.
Mahkemece ücretlerinin ödenmemesi iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirten davacının dosyaya sunulmuş olan istifa dilekçesini vermek suretiyle işyerinden istifa ederek ayrıldığının kabul edilerek kıdem tazminatına hak kazanamayacağının kabulüyle kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
