Yargıtay 9.H.D. 21.05.2013 gün, 2011/ 10769 E, 2013/ 15255 K
Tır şoförleri yurt içinde veya yurt dışına sefer yapmak olmak üzere iki şekilde çalışabilirler.
Ülke içinde taşımacılık işinde çalışan tır şoförlerinin ücretleri taraflar arasında temel ücret olarak kararlaştırılabileceği gibi, sabit ücrete ilave olarak sefer sayısına ya da katedilen kilometre başına ödenen prim şeklinde gerçekleşebilmektedir.
Uluslararası alanda çalışan tır şoförlerinin ücretleri genelde asgari ücret ve sefere bağlı prim esasına göre belirlenmektedir. Bazı işveren uygulamalarında ise garanti ücret olarak adlandırılan asgari ücret ödenmeyip, sadece sefere bağlı prim ödemesi yapılmaktadır. Bu ihtimalde de tır şoförünün ücreti salt sefer primlerinden oluşur
Yargıtay 9.H.D. 02.05.2013 gün, 2011/ 10981 E, 2013/ 13086 K. ; Yargıtay 9.H.D. 06.06.2013 gün, 2011/ 17648 E, 2013/17351 K.; Yargıtay 22. H.D. 17.04.2013 gün, 2012/ 22153 E, 2013/8106 K
Sefer primi, uygulamada harcırah olarak adlandırılmakta ve gidilen ülkeye göre değişkenlik gösterebilmekledir. Sözü edilen sefer primi, yol geçiş ücretleri ve diğer masraflar için verilen, Türkiye’ye dönüşte belge karşılığı kapatılan avanstan farklı olup, tamamen işçiye ödenen ücret niteliğindedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da uluslararası alanda faaliyet gösteren tır şoförlerinin yasal asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilmektedir.
Yargıtay 9.H.D. 03.05.2013 gün, 2011/8904 E, 2013/ 13358 K.
Yurt dışı sefer primi, ücretin eki olmayıp ücret niteliğinde olmakla tazminata esas ücrette doğrudan dikkate alınır. Ücretin asgari (garanti) ücret ve sefer primi toplamından oluşması durumunda, işçinin ayda kaç sefer yaptığı belirlenerek aylık sefer primi ile asgari ücretin toplamı üzerinden tazminata esas ücret tespit olunur. Yurt dışına çıkış periyodunun değişkenlik göstermesi ve gidilen ülkeye göre sefer priminin değişmesi halinde, işçinin bir yılda yapmış olduğu seferlere göre aldığı prim tutarları toplamının bir güne bölünmesi suretiyle günlük tazminata esas ücret belirlenir
Yargıtay 7.H.D. 28.03.2013 gün, 2013/ 1623 E, 2013/ 4798 K.
urt dışında çalışan ve asgari ücret ile gidilen ülkeye göre sefer primi alan tır şoförü işçinin yıllık izin hakkım kullandığı dönemde kendisine ödenmesi gereken ücret asgari ücretle sınırlı değildir. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan dinlenme hakkı olmakla çalışılmayan dönemde de işçi ücretini tam olarak almalıdır. Bu anlamda yıllık izinde geçen sürede işçiye salt asgari ücretin ödenmesi halinde işçinin dinlenme hakkını kullanabileceğinden söz edilemez. Sefer primi ortalamalarına göre işçinin izinde geçen süreye ait ücret hakları sağlanmalıdır. İş sözleşmesinin feshinde işçinin kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretleri de sefer primi eklenmiş ücret üzerinden hesaplanarak ödenmelidir
Yargıtay 22.H.D. 24.06.2013 gün, 2012/ 25400 E, 2013/ 15235 K.
Yurt içi tır şoförleri bakımından fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir ise de takometre kayıtları bulunması halinde inceleme bu kayıtlar üzerinden yapılmalıdır (Yargıtay 9.H.D. 30.01.2013 gün, 2010/ 39450 E, 2013/ 3675 K.). Yurt içinde çalışan tır şoförünün hafta tatili ile bayram ve genel tatillerde çalıştığını her türlü yazılı delil veya tanıklarla kanıtlaması mümkündür. Ancak ulusal trafik kurallarına göre günde belli bir saat araç kullanma zorunluluğu sebebiyle fazla çalışma yapıldığının inandırıcı delillerle ispatı gerekir
Yargıtay 9. HD. 2009/13882 E. 2011/14451 K. 12.05.2011
Somut olayda davacı uluslararası tır şoförü olarak davalı işyerinde 10 yıla yakın bir süre garanti asgari ücret + sefer primi esasıyla çalışmıştır. Bu konuda taraflar arasında ihtilaf yoktur.
Davacı işyerinde şoför olarak çalışmakla olup, daimi işi yapmış olduğu yurt dışı seferleridir. Ve yaptığı bu iş sebebiyle işçiye işveren tarafından yurt dışı (sefer) masraflarının üzerinde sefer başına prim ödemesi de bulunulmaktadır. Zira uluslararası bir tır şoförünün asgari ücret ile çalışması olağan hayatın akışına ve bu sektörde ki genel uygulamaya aykırıdır.
Ödenen sefer primlerinin yemek veya yol giderleri ile aynı mahiyette olduğu kabul edilemez. Sefer başına prim ödeneceği ve sefer sayısı işyeri uygulaması olarak taraflarca benimsenmiş olup, işveren sefer başına işçiye sefer pirimi ödeme yükümlülüğü altına girmiştir.
Ödenen primler işçiye sadece yurt dışında yapacağı masraflara karşılık da verilmemektedir. Dolayısıyla ödenen bu primleri diğer iş kollarında ki gibi bir ikramiye veya satış primi, fazla çalışma veya hafta tatili gibi çıplak ücrete ilaveten ödenen ek-ilave ücret mahiyetinde düşünemeyiz.
Nitekim gerek Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.1998 tarih 98/9-622 E 1998/681 K sayılı ilamı gerek Dairemizin 2010/10892 E, 2011/12003 K, 2006/ 15983 -34969 F.,K, 2003/9746-21940 E, K sayılı ilamlarında da yurt dışına sefer yapan tır şoförlerine ödenen primlerin ücret kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ücretin bir sonucu olduğu, bu sebeple izin ücreti hesabına sefer priminin de ilave edilerek hesap yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
Çıplak -temel ücret burada asgari ücret + sefer primidir. Bu sebeple davacının yıllık izin ücreti hesaplanırken asıl ücreti oluşturan asgari ücret ve sefer primi toplamının dikkate alınması gerekirken sefer priminin yazılı gerekçelerle ücret kavramı içerisinde nitelendirilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. HD. 2013/614 E. 2013/29881 K. 20.12.2013
Dosya içeriğine göre; davacının uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uluslararası tır şoförlerinin ise genellikle asgari ücret ve sefer primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemeler karşılığında çalıştığı ise bilinen bir gerçektir. Bu noktada öncelikle sefer primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemelerin niteliğinin belirlenmesi gereklidir. Uluslararası tır şoförlerinin yaptıkları işin niteliği ve özellikleri dikkate alındığında iş sözleşmesi yapmaktaki amaçlarının kendilerine yapılan ödemenin büyük bölümünü oluşturan sefer primi ya da harcırah olduğu açıktır. Şu halde iş sözleşmesinin karşılıklı borç doğuran bir sözleşme niteliğinde olması göz önünde bulundurulduğunda sefer primi, harcırah gibi isimlerle ifade edilen ödemelerin de asgari ücretin yanında uluslararası tır şoförlerinin iş görme borcu ile karşılıklı değişim içinde olduğu ve bunların ücret eki değil ücretin bir parçası oldukları anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere uluslararası tır şoförlerinin ücretinin tespitinde belirleyici olan husus harcırahtır ya da sefer primidir. Bir başka ifadeyle sefer sayısıdır. Davacı ayda iki ya da üç sefer yaptığını iddia ederken davalı davacının en fazla ayda bir sefer yaptığını savunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanları dikkate alınarak davacının ayda ortalama bir buçuk sefer yaptığı kabul edilip davacının ücreti belirlenmiştir. Ancak davacının sefer sayısı yurt dışına giriş çıkış kayıtlarına göre bclirlenebilecek durumdadır. Davacının yurt dışı giriş ve çıkış kayıtları incelendiğinde ise, davacının 2008 yılında 12, 2007 yılında 13, 2006 yılında 9, 2005 yılında 12, 2004 yılında 10 ve 2003 yılında 12 sefere çıktığı görülmektedir. Şu halde davacının aylık sefer sayısı ortalama birdir. Ücretin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Ücretin fazladan belirlenmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 22. HD. 2012/22153 E. 2013/8106 K. 17.04.2013
Somut olayda, davalı şirkete ait işyerinde uzun yol şoförü olarak çalışan davacı işçi son aylık ücretinin net 1.150,00 TL olduğunu iddia etmekte iken, davalı taraf ise davacının asgari ücretle çalıştığını ileri sürmektedir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlar, davalı tanığı ise ücret miktarını bilmediğini açıklamıştır. İş müfettişi tarafından yapılan incelemede davacının aylık brüt ücretinin işverenin iddiası gibi olduğu belirtilmiştir. Ancak, davacının şehirlerarası tır şoförü olduğu dikkate alındığında asgari ücretle çalıştığı iddiası hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Mahkemece her nc kadar emsal ücret araştırması yapılmış ise de, ücretin sorulduğu İzmir Ticaret Odası asgari ücretten az olmamak üzere bordroda yazılı ücret olabileceğini. Uluslararası Nakliyeciler Derneği ise aylık ücretin şirketten şirkete değişmekle birlikte genellikle asgari ücret olduğunu belirtmiştir. Buna göre yapılan emsal ücret araştırması aylık ücretin asgari ücret olduğunu göstermemektedir. Dosya içeriğine, tanık anlatımlarına ve özellikle davacının yaptığı işin niteliğine göre davacının aylık brüt 1.150,00 TL ile çalıştığı kabul edilerek davacının hüküm altına alınan alacaklarının hesaplanması gerekir. Hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. HD. 2012/18881 E. 2012/26533 K. 27.11.2012
Somut olayda, davacının uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakladır. Uluslararası tır şoförlerinin ise genellikle asgari ücret ve seter primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemeler karşılığında çalıştığı ise bilinen bir gerçektir. Bu noktada öncelikle sefer primi ya da harcırah adı altında yapılan ödemelerin niteliğinin belirlenmesi gereklidir. Uluslararası tır şoförlerinin yaptıkları işin niteliği ve özellikleri dikkate alındığında iş sözleşmesi yapmaktaki amaçlarının kendilerine yapılan ödemenin büyük bölümünü oluşturan sefer primi ya da harcırah olduğu açıktır. Şu halde iş sözleşmesinin karşılıklı borç doğuran bir sözleşme niteliğinde olması göz önünde bulundurulduğunda sefer primi, harcırah gibi isimlerle ifade edilen ödemelerin de asgari ücretin yanında uluslararası tır şoförlerinin iş görme borcu ile karşılıklı değişim içinde olduğu ve bunların ücret eki değil ücretin bir parçası oldukları anlaşılmaktadır.
Sefer primi ya da harcırah gibi isimlerle yapılan ödemelerin hukuki nitelendirmesi yapıldıktan sonra taraflar arasındaki ücretin miktarı ile ilgili uyuşmazlığın çözümüne gelindiğinde, davacının asgari ücret ve 1.200,00 Euro harcırah karşılığında çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacıya verilen harcırahın ücret ya da ücret eki niteliği taşımadığını, davacının ücretinin asgari ücret düzeyinde olduğunu savunduğu görülmektedir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalıdan sadır olan 09.08.2005 tarihli belgede, davacının asgari ücret ve 1.200,00 TL karşılığında çalıştığı ifade edilmiş ise de, bu tür belgelerin çalışma yaşamında işçilerin kredi alması için hatır amacıyla verilebildikleri, davalının savunmasının da bu doğrultuda olduğu ve temyiz incelemesi dairemizce ve Yargıtay 9’uncu Hukuk Dairesi’nce yapılan benzer dosyalarda tespit edilen sefer primi ya da harcırah miktarları birlikte dikkate alındığında sadece söz konusu belgeye dayanılarak harcırah miktarının 1.200,00 Euro olarak kabulü hatalıdır. Bununla beraber davacının yaptığı işin niteliği ile kıdemi göz önünde bulundurulduğunda ücretinin asgari ücret olamayacağı da açıktır.
Diğer taraftan harcırah ya da sefer primine hak kazanılabilmesi için ön koşul sefere çıkılmasıdır. Bu ödemeler zamana göre yapılan ödemeler değildirler. Bu sebeple bilirkişice davacının her ay sefere gittiği ve harcırahın sabit olarak her ay alındığı kabul edilerek bunun aylık ücrete dahil edilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında öncelikle davacının yılda ortalama ne kadar sefere gittiği açıklığa kavuşturulmalı, sonra davacının yaptığı seferlere göre gittiği yerler itibariyle alabileceği harcırah miktarları Uluslararası Nakliyeciler Derneği ile Uluslararası Şoförler Derneği gibi meslek kuruluşları ile ilgili sendikalardan sorulmalı, dosya kapsamında yer alan davacıya karşı davalı tarafından açılan itirazın iptali davasındaki davalı şirketin tanıklarının ücrete yönelik beyanları da dikkate alınıp ortalama harcırah miktarı belirlendikten sonra davacının ücretinin miktarı tespit edilmelidir. Bundan sonra tespit
sonucuna göre davacının talepleri hakkında hüküm kurulmalıdır. Belirtilen esaslara uyulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22.HD. 2012/14066 E. 2013/3351 K. 19.02.2013
Somut olayda, dosya kapsamına göre, uluslararası tır şoförü olarak çalışan davacı işçinin, aylık ücretinin asgari ücret artı sefer primi olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, davacı işçiye 2007 yılından itibaren iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar, aylık ücretinin asgari ücret tutarındaki kısmının, işverence ödenmediği iddia edilmiştir. Davalı tarafça, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı savunulmuştur. Mahkemece, banka hesap dökümlerinin celp edilmeksizin, talep tutarında aylık ücret alacağının ödenmediği kabul edilerek, hüküm altına alınması hatalıdır. Talebe konu dönem nazara alınarak, bildirilen banka hesabına ilişkin dökümlerinin celp edilerek incelenmesiyle, işçinin aylık ücretinin asgari ücret tutarındaki kısmının işçiye ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, sonuca göre bir karar verilmesi gereklidir. Anılan nedenle, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. HD. 2012/17528 E. 2013/6467 K. 26.03.2013
Somut olayda, dava dilekçesinde davacı işçinin asgari ücret yanında yurt dışında kaldığı her gün için 65 USD harcırah ödenmesi karşılığı çalıştığı iddia edilmiş, davalı tarafça iddia edilen ücret miktarı kabul edilmemiştir. Mahkemece, ücret miktarı talep gibi kabul edilmiştir. Dinlenen davacı tanıkları, sefer başına harcırah aldıklarını bunun haricinde işyerinde asgari ücret ödemesi uygulamasının olmadığını bildirmiştir. Özellikle davacı tanığı R.S. beyanında, davacıyla tüm çalışma şartlarının aynı olduğunu, işyerinde sefer başı ödeme yapılması usulünün uygulandığını, başkaca ödenen ücretin bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı tanığı R.S.’nün işçilik hak ve alacaklarının tahsili istemiyle açtığı davada, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2008/43474 esas 2010/33827 karar sayılı bozma ilamıyla, işyerinde sefer başı prim usulü ücret uygulandığı, bunun haricinde ayrıca asgari ücret ödemesi uygulamasının bulunmadığı, işçiye sefer başı ödenen primin 750 avro tutarında olduğu belirtilerek, mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, anılan bozma kararına uyulmuştur. Eldeki dava açısından, davacı tanıklarının beyanları ve emsal dosyada belirlenen ücret nazara alındığında, davacının sefer başı ödeme yapılması usulüyle çalıştığı, sefer başı ödenen ücretin 750 avro tutarında olduğu, bunun yanında işyerinde asgari ücret ödenmesi uygulamasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeple, davacının son bir yıllık yurda giriş çıkış kayıtları üzerinden sefer sayısının belirlenmesiyle, sefer başına 750 avro aldığı kabul edilerek yıllık ödenmesi gereken tutar belirlenmeli, bulunan rakamın onikiye bölünmesi suretiyle de davacının aylık ücret miktarı tespit edilmeli, ihbar tazminatı dışındaki hüküm altına alınan alacakların miktarları bu kabule göre yeniden hesaplanmalıdır. Hesaplamaların, kabul edilenden daha yüksek çıkması halinde, davacı taraf kararı temyiz etmediğinden usulü kazanılmış hak ilkesi dc dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
