Yargıtay 22.HD. 2012/29473 E. 2013/30454 K. 26.12.2013

Somut olayda dosyaya sunulan bir kısım işyeri belgelerine göre davacının kullandığı kamyonu ile 1-2 Ağustos 2011 günlerinde işyerine giriş çıkış yaptığına dair bilgiler bulunduğundan devamsızlık iddiası işverence kanıtlanamamıştı^ Davalı işverenin iş yoğunluğu nedeniyle vardiya sistemine geçmesi, bu yeni durumda çalışma süresini kanuni sınırlar içerisinde kalarak tek taraflı düzenlemesi tamamen yönetim hakkı kapsamında yaptığı bir değişikliktir. Yapılan değişiklikle işyerinde önceden olduğu gibi haftalık 45 saatlik çalışmanın korunduğu daha ağır koşulların getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacının bu değişikliğe itirazı ise önceki çalışma düzeninde fazla mesai ücreti alarak, bir ek gelir elde ettiği, ancak yeni düzenlemede artık bu ek gelirden mahrum kaldığı yönündedir. Davacı doğrudan çalışma gün sayısının beş günden altı güne çıkarılmasına bir itirazı yoktur. Kaldı ki sunulan bir kısım işyeri kayıtlarından davacının genellikle haftada altı gün çalıştığı da anlaşılmaktadır. Davacı savunmasında bu değişikliği kabul etmediğini eski sistemde çalışmaya devam etmek istediğini bildirerek görevinin hatırlatıldığı halde yapmama konusunda ısrar etmiştir. Bu durumda fesih haklı hale geldiğinden kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekir.

Yargıtay 9. HD. 2006/12568 E. 2006/31201 K. 27.11.2006

Davacının iş sözleşmesinin telefonla bildirilen görevi trafik yoğunluğunu gerekçe göstererek yerine getirmemesi nedeni ile feshedildiği savunulmuş ise de. davacının verilen görevi yapmamakta ısrar etmediği görevin yapılmasını engelleyen trafik yoğunluğunu gerekçe gösterdiği, bilahare verilen görevi aynı gün yerine getirdiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Bu durumda işverenin haklı fesih sebepler arasında gösterilen vc 4857 sayılı yasanın 25/2-h maddesinde düzenlenen “işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” hükmü somut oIayda gerçek 1 eşmem iştir.Davacının kıdem, ihbar tazminatı istekleri dosya içinde mevcut bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 9. HD. 2010/20968 F„ 2012/32912 K. 03.10.2012


Somut olayda davacının 12.02.2009 tarihinde kendisine verilen görevi yapmadığı sabit ise de haklı fesih için işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmaması gerekir.

Davacının iş akdinin feshine neden olan iş yapmama eylemi bir defaya mahsus olup işverenin fesihten önce görevini yapması hususunda davacıyı uyarmadığı ve işverenin yasanın 25/II-h bendi gereğini yerine getirmediği anlaşıldığından davacının kıdem vc ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır.

Yargıtay 9. HD. 2011/53643 E. 2014/2922 K. 03/02/2014

Davacının hizmet akdi satış fişine akaryakıt satışı yaptığı aracın plakası yerine şirketin adını yazdığı gerekçesiyle feshedilmiş ve mahkemece de bu husus işveren yönünden haklı fesih nedeni kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminat talepleri reddedilmiş ise dc, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.Şöyle ki; davacının eylemi yapmakla ödevli olduğu görevi talimatlara uygun olarak yapmamaktır. Bu eylemin haklı fesih sebebi oluşturabilmesi için «işçinin yapmakla ödevli olduğu görevi kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi» gerekir.Feshe konu eylem bir kere meydana gelmiş olup, davacının bu konuda daha önce usulüne uygun şekilde uyarıldığı ve görevini yapmamakta ısrarcı olduğu usulüne uygun şekilde kamtlanamadığı gibi, eylem nedeniyle işverenin herhangi bir zararı oluşmadığından feshin haklı nedene dayandığının kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir

Yargıtay 9. HD. 2012/9868 E. 2014/14778 K. 07.05.2014

Somut olayda, davacının yapmakla ödevli olduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği iddiasının kanıtlanamadığı, kaldı ki davacının yapmakla yükümlü olduğu görevleri yapmadığı konusunda uyarıldığı da kanıtlanamadığından fesih haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.

Yargıtay 9.HD 2012/17225 E. 2014/20306 K. 18.06.2014

Somut olayda; davalı işyerinde tıbbi satış mümessili olarak görev yapan davacıyı davalının çeşitli defalar uyarmasına rağmen davacının işini yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle iş akdi feshedilmiştir. Tüm dosya kapsamından; davacının görev listesinde yer alan hastane vc eczanelere gerçekleştirmesi gereken ziyaretleri düzenli yapmadığı, sağlık sorunları nedeniyle de ara ara yapamadığı anlaşılmakta olup işverene 4857 Sayılı Kanunun 18. Maddesinde öngörülen geçerli nedenle iş sözleşmesini sona erdirme hakkını vermekte ise de haklı fesih yoluna gidilmesi eylem ile orantısız niteliktedir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir

Yargıtay 9.HD 2006/30195 E. 2007/18261 K. 07.06.2007

Davacının kazancı olarak işe girdiği anlaşılmaktadır. Daha sonra ek ücret verilmek suretiyle boyahanede kurutma makinesine bakma, sıkma, mal doldurma vc boşaltma işleri yaptırıldığı, ek ücret ödenmesi uygulamasına son verilmesi üzerine ihtara rağmen anılan işleri yapmadığı görülmektedir. Davacı, yapmakla görevli bulunduğu asıl işini yapmış olduğundan ek işi yapmamaktan dolayı işverence iş sözleşmesinin feshi haksızdır. Bu durumda ihbar vc kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde reddi hatalıdır.

Yargıtay 9.HD 2008/41147 E. 2010/29085 K. 14.10.2010

Davalı işveren davacı işçinin verilen görevi hatırlatılmasına rağmen yapmadığı gerekçesi ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Mahkemece bu savunmaya itibar edilmiş ve kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davacıya isnat edilen eylem ile işverenin iş sözleşmesinin feshi arasında büyük bir dengesizlik bulunmaktadır.

İşverence davacıya görevini yapması hususunda ihtar verilmediği gibi yapmamakta ısrar ettiğine ilişkin kanıt sunulmamıştır. İşverenin fesih işlemi ölçülülük ilkesine aykırıdır.

Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığının kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile bu tazminatların reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 9.HD 2008/33696 E. 2010/22101 K. 05/07/2010

Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi üzerine, işi yavaşlatarak işyerinde verimi düşürmesi ve işvereni zarara uğratması nedeniyle 4857 sayılı yasanın 25/11 -h maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Somut olayda günde 323 kapı üretilen işyerinde çalışmakta olan davacının …. tarihinden itibaren arkadaşları ile birlikte işi yavaşlatarak üretimin %85 oranında düşmesine neden olduğu işverence ibraz edilen grafiklerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle sözlü olarak uyarılan davacının üretimi yavaşlatmaya devam ettiği …..günü işverenin yazılı savunma istediği, davacının bu belgeyi tebliğ almaması vc savunma vermemesi üzerine işverence iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayandığından kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır

Yargıtay 9.HD. 2009/28384 E. 2011/42781 K. 14.11.2011

Somut olayda, davalı taraf 03.07.2006 tarihli tutanağa ve tutanak tanıklarının beyanına dayanarak feshin haklı olduğunu belirtmiş ise de davacı işçinin işini özenle yapması konusunda daha önce uyarıldığına dair delil yoktur.

 

Tutulan tutanakta, işçinin ne şekilde işini aksattığı belirtilmemiş ve daha önce bu konuda uyarıldığına veya disiplin cezası verildiğine dair delil de sunulmamıştır.

 

Sırf tutanağa dayanılarak feshin haklı nedenle yapıldığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.