Yargıtay 9. HD. 2006/6973 L. 2006/27581 K. 18.10.2006

Mahkemece davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti talepleri kabul edilerek hüküm altına alınmış ise de, bu talepleri ispat yükü davacı işçiye ait olup, davacının dinlettiği tanıkların söz konusu çalışmaların yapıldığına ilişkin beyanları olmamıştır.
Dosyada bu çalışmaların olduğunu gösterir bilgi ve belge de bulunmamakladır.
Bu durumda sabit olmayan bu taleplerin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınmış olması hatalı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..

Yargıtay 7. HD. 2014/7241 E. 2014/17253 K. 15/09/2014

Somut olayda, davacı dava dilekçesi ile davalı işyerinde çalıştığı süre içinde haftada bir gün hafta tatili kullanılması gerekirken iki haftada bir gün hafta tatili kullandırıldığı belirtilerek hafta tatili alacağı talep etmiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının ayda iki gün hafta tatili kullandığını beyan etmişlerdir. Davalı işveren davacının hafta tatili alacağı bulunmadığını, hafta tatili alacağının bordrolarda gösterilerek ödendiğini belirtmiş ise de sadece Ağustos 2010 dönemine ait bordro sunulmuş, yine hesap bildirim cetvelinde Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yapılan ödemeler gösterilmiş ancak detaylandırılmamıştır. Davalı tarafından hafta tatili ücreti ödemesine ilişkin başka belge sunulmamıştır. Hafta tatilinde çalışıldığını ispat külfeti davacı üzerinde, ödendiğini ispat külfeti davalı üzerindedir. Davalı işveren tarafından hafta tatili ücretlerinin ödendiği ispat edilemediğinden tanık beyanları ile tespit olunduğu üzere ayda iki defa hafta tatili alacağı bulunduğu anlaşıldığından buna göre hesaplama yapılması gerekirken hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 7. HD. 2014/7241 E. 2014/17253 K. 15/09/2014

Somut olayda, davacı dava dilekçesi ile davalı işyerinde çalıştığı süre içinde haftada bir gün hafta tatili kullanılması gerekirken iki haftada bir gün hafta tatili kullandırıldığı belirtilerek hafta tatili alacağı talep etmiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının ayda iki gün hafta tatili kullandığını beyan etmişlerdir. Davalı işveren davacının hafta tatili alacağı bulunmadığını, hafta tatili alacağının bordrolarda gösterilerek ödendiğini belirtmiş ise de sadece Ağustos 2010 dönemine ait bordro sunulmuş, yine hesap bildirim cetvelinde Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında yapılan ödemeler gösterilmiş ancak detaylandırılmamıştır. Davalı tarafından hafta tatili ücreti ödemesine ilişkin başka belge sunulmamıştır. Hafta tatilinde çalışıldığını ispat külfeti davacı üzerinde, ödendiğini ispat külfeti davalı üzerindedir. Davalı işveren tarafından hafta tatili ücretlerinin ödendiği ispat edilemediğinden tanık beyanları ile tespit olunduğu üzere ayda iki defa hafta tatili alacağı bulunduğu anlaşıldığından buna göre hesaplama yapılması gerekirken hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 7. HD. 2013/1856 E. 2013/2022 K. 04.03.2013

Somut olayda, bilirkişi davacının ayda iki hafta tatilinde fazla çalışma yaptığını, iki vardiya halinde gerçekleşen çalışmanın 12 saat sürdüğünü ve 1,5 saat ara dinlenmesi indirildiğinde hafta tatili çalışmasının günlük 10,5 saat olduğunu, iki hafta tatilinde çalışıldığından ayda toplam 21 saat çalışması bulunduğunu, bu çalışmayı 4 haftaya böldüğünde haftalık 5 saatlik hafta tatili çalışması bulunduğunu kabul etmiştir.
Yukarıda yazılı yasal düzenleme ve ilke kararma göre hafta tatili kesintisiz 24 saat olarak kullandırılmak zorundadır. Hafta tatilinde işçinin 1 saatlik çalıştırılması hafta tatilini kesintiye uğratacağından, 1 saatlik çalışmada dahi hafta tatili ücretine tam olarak hükmedilmelidir.
Yapılacak iş; bilirkişiye yeniden hesaplama yaptırılarak 29.12.2012 günlü kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece çift vardiya çalışılan ayda iki hafta tatilinde günlük yedibuçuk saati aşan kısmın fazla çalışma sayılması ve hafta tatili ücretine tam gün üzerinden hükmedilmesi gerekirken üçlü vardiya usulü çalışılan günlerde davacının fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi ayrıca hafta tatili günleri için ortalama alınarak 5 saat üzerinden hafta tatili ücreti hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olup bozma nedenidir.

Yargıtay 22.HD. 2012/20102 E. 2013/8201 K. 18.04.2013

4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesi gereğince işçiye aynı Kanun’un 63. maddesinde belirlenen işgünlerinde çalışması olmak kaydıyla yedi günlük bir zaman dilimi içinde en az yirmidört saatlik dinlenme, hafta tatili verilmesi gerekir. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda Cumartesi günleri dc hafta tatili olarak değerlendirilmiş ise dc haftalık çalışma süresi kanuni kırkbeş saati aşmadığından davacının Cumartesi günü çalışmasının fazla mesai kapsamında değerlendirilmesi doğru değildir.
Pazar günü işyerinde sadece sabahleyin gazete dağıttığı bunun dışında lıaftaiçi çalışma günlerinde yapmakla yükümlü olduğu diğer kapıcılık hizmetlerini görmediği tanık anlatımları ve dosya kapsamıyla sabit olduğuna göre davacının pazar günleri yaptığı gazete dağıtma işinin aldığı zaman belirlenerek sadece bu sürenin hafta tatili çalışmalarının tabi olduğu iicretlendirme döneminde fazla mesai olarak hesaplanması suretiyle alacağının tespiti gerekirken tam gün çalışmış gibi % 150 oranında tam gün fazla mesai olarak değerlendirilmesi yerinde görülmemiştir. Daha açık bir anlatımla davacı hafta tatili günü yaptığı iş itibariyle kısmi süreli olarak yani yarım saat, kırkbeş dakika çalışmış ise sadece bu süreye tekabül eden saat ücreti ve bu saat ücretinin % 50 zamlı hesaplanıp alacağı tespit edilmelidir.
Mahkemece davacının sadece gazete dağıttığı anlaşılan Pazar günü çalışmasını tam gün çalışmış gibi sayarak zamlı ücret ödemesi ve Cumartesi günlerini de hafta tatili günü olarak kabul etmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 22.HD. 2014/6097 E. 2014/11333 K. 05.05.2014

4857 sayılı İş Kanunumun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Kanun’un 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre davacı resmi kurumlarda cumartesi ve pazar günlerinin hafta tatili olduğunu belirterek anılan günler için hafta tatili ücreti alacağı talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma dönemlerine tekabül eden Cumartesi ve Pazar günleri karşılığı hafta tatili ücreti alacağının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında sadece haftada 1 gün için hesaplama yapılmalıdır. İki gün hafta tatili izin ücreti hesaplanması hatalıdır.

Yargıtay 9. HD. 2008/25178 E. 2010/12039 K. 03.05.2010

Somut olayda davacı radyolink istasyonlarında ve merkezde nöbet tuttuğu zamanlarda hafta tatillerinde de çalıştığını iddia ederek hafta tatili alacak isteğinde bulunmuştur. Dosyada tanık dinlenmemiş sadece işveren kayıtlarına dayanılmıştır. Yine dosyada davacının merkezde dediği çalışmalarının garajda gerçekleştiği anlaşılmasına rağmen bu çalışmalarının kaç gün olduğuna ilişkin hiçbir belge bulunmamaktadır. Zaten bilirkişide hayatın olağan akışına göre bu işyerlerinde hafta sonu çalışılacağı gerekçesiyle hafta tatili alacağı hesaplamış ve mahkemece de kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle davacının radyolink istasyonunda haftada kaç gün nöbet tuttuğu ve bu nöbetlerinden dolayı fazla çalışma isteği ile dava açıp açmadığı ve eğer açmışsa hafta tatili alacağının da fazla çalışmaya dahil edilerek, fazla çalışma adı altında hesaplanıp hesaplanmadığı tespit edilmelidir. Dava açmışsa bu durum nazara alınmalı, açmamışsa bilirkişi tarafından bu dönem belirlenerek ve yedi günden fazla nöbet tuttuğu günlere ilişkin hafta tatili alacağı hesaplanmalıdır.
Davacının garajda hangi tarihler arası ve kaç gün esasıyla çalıştığı da yine işverenden bu konudaki kayıtlar getirtilerek belirlenmeli ve hafta içinde hangi gün olursa olsun 24 saat kesintisiz dinlendiğinde hafta tatilini kullanmış olacağından bu durumda nazara alınarak sonuca gidilmelidir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.

…Öte yandan, davacının hafta tatili çalışması yapıp yapmadığının tespitine yönelik olarak davacı tanıklarının bilgisine başvurulduğu, davacı tanıklarının, davacının hafta sonları çalıştığını beyan ettikleri görülmektedir. Hafta tatili, işçilerin haftanın her hangi bir günü kesintisiz olarak 24 saat boyunca dinlenmelerine yönelik bir düzenleme olup hafta sonu çalışılıp hafta tatilinin haftanın bir başka günü kullanılması mümkündür. Bu durumda mahkemece, davacı tanıkları tekrar çağrılıp dinlenerek, davacının hafta tatili iznini kullanıp kullanmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi bir başka bozma nedenidir.

Yargıtay 9.HD. 2009/37352 E. 2010/14874 K. 27.05.2010

Somut olayda davalı işyerinde 1.1.2006 tarihine kadar 12 saat çalışma 24 saat dinlenme şeklinde çalışılmıştır. Bu çalışma şeklinde hafta tatili çalışması olmaz. 1.1.2006 tarihinden sonra ise 8 saat çalışma 16 saat dinlenme ile çalışıldığı sabittir. Dinlenen taraf tanıkları 1.1.2006 tarihinden sonra çalışma şekli değiştikten sonra haftada 1 gün izin kullanıldığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta ve genel tatil ücreti başlığı altında hesaplama yapılmış ise de yapılan sadece hafta tatili hesaplamasıdır. Tanık beyanları nazara alındığında davalı işyerinde hafta tatili çalışması yapılmamaktadır. Eksik inceleme ile hafta tatili alacağına hükmedilmesi hatalıdır.

Yargıtay 9.HD. 2012/16618 E. 2014/19004 K. 11/06/2014

Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları nazara alınarak davacının tüm hafta tatili günlerinde çalıştığı kabul edilmiş, buna göre hesaplama yapılmış ve bulunan miktar mahkemece hüküm altına alınmıştır.
Davacı 24 saat çalışılıp 24 saat izin kullandığına göre bu sistemde, işçi hafta tatilini kullandığı için bir başka anlatımla işçi hafta tatili günlerinde çalışmadığı için, hafta tatili ücretine hak kazanması mümkün değildir. Bu nedenle hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibarla bu talebin kabulüne karar verilmesi ayrı bir bozma sebebidir.

Yargıtay 9.HD. 2010/2166 E. 2012/11856 K. 09.04.2012

Davacı bir gün çalışıp iki gün dinlenmektedir.
Böyle olunca haftanın her hangi bir günü kesintisiz 24 saat dinlendiğinden hafta tatilini kullanmış olmaktadır. Hafta tatili isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.

Yargıtay 9.HD. 2006/21644 E. 2006/24902 K. 26.09.2006

Davacı işçi hafta tatili çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek istekte bulunmuş, mahkemece bu yönde karar verilmiştir.
Dosyada hafta tatillerinde davacının çalıştığını gösteren yazılı bir delil bulunmamakladır. Davacı tanıklarından biri dışında kalan tanıklarda haftada 6 gün çalışıldığını açıklamışlar, davacı taraf bu anlatımlara somut biçimde itiraz etmemiştir.
Bu durumda davacının hafta tatillerinde çalıştığı yöntemince kanıtlanabilmiş değildir. Anılan isteğin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.

Yargıtay 9. HD. 2009/19463 E. 2011/33868 K. 29.09.2011

Somut olayda, tanık beyanlarından ve davalı tarafından teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edilmesi karşısında davalı işveren vekilinin tevilli beyanları da dikkate alındığında iş sözleşmesinin, işveren tarafından haksız sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak tanıklar dini bayramların bir günü hariç diğer günlerde çalışıldığını söylediklerinden genel tatil hesabının buna göre yapılması gerekirken tüm bayram günlerinde çalışıldığı varsayılarak hesap yapılması hatalıdır. Ayrıca saptanan bu durum karşısında yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, tanık beyanlarına göre kanıtlanan genel tatil ücretlerinden hakkaniyet indirimi yapılmaması isabetsizdir.
Davacı tanıkları “hafta sonları da çalışırdık” şeklinde soyut beyanda bulunmuşlardır. Davacı somut bir şekilde hafta tatilinde çalışmayı kanıtlayamadığından hafta tatili ücreti talebinin reddi gerekir.

Yargıtay 22. HD. 2012/10501 E. 2013/248 K. 22.01.2013

Somut olayda, davacı tanıklardan biri, iş yerinde hafta içi 07.00-16.00 saatleri arasında çalışıldığını işlerin yoğun olduğu dönemde bir-iki saat fazla mesai yaptıklarını, tüm Cumartesi günlerinde mesai yapıldığını, Pazar günleri ise nöbetleşe çalıştırdıklarını beyan etmiş iken, diğer davacı tanığı, hafta içi 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki defa ise Cumartesi veya Pazar günü tam gün mesai yaptıklarını bildirmiştir. Bu durumda, davacının her hafta altı gün çalışıp çalışmadığı, ayda iki hafta tatilinde mesai yapıp yapmadığı hususunda ki tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 9. HD. 2009/36235 E. 2012/3451 K. 13.02.2012

Somut olayda davacı fazla çalışma yaptığını ileri sürerek fazla çalışma ücret alacağını istemiştir. Davalı tarafından davalı işyerine ait giriş-çıkış kayıtları ibraz edilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da “davalı tarafın sunduğu mesai çizelgesine itibar edilmesi halinde davacının fazla çalışma yapmadığı” belirtilerek çizelgelerin yeterli görülmemesi görüşünün benimsenmesi haline göre davacının fazla çalışma ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır.
Mahkemece davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Davalı işyeri bir kamu kuruluşu olup çalışanlarla ilgili puantaj kayıtları tutulduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tanıkları davacının fazla çalışma yaptığım belirtmişlerse de iş yerindeki çalışmaların puantajla düzenlendiği gözönünde bulundurularak tanık beyanları ile sonuca gidilmesi yerinde değildir. Bu nedenle puantaj kayıtlarına itibar edilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 22. HD. 2013/7579 E. 2014/6480 K. 18.03.2014

Davalının temyiz itirazları yönünden ise, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacakları yönünden, davalı işverence ibraz edilen puantaj kayıtlarının dikkate alınmaması da hatalıdır. Puantaj kayıtlarında davacının çalışmadığı belirtilen halta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil günleri hesaplama dışında bırakılarak sonuca gidilmelidir. Karar bu yönü ile de eksik incelemeye dayalı olup, bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. HD. 2012/18021 E. 2012/32780 K. 03.10.2012

Davalı belediye bir kamu kuruluşu olup, ibraz edilen belgelerin incelenmesinde tüm çalışmaların kayıt altına alındığı, çalışılan hafta tatili, genel tatil günlerinin işaretlendiği görülmektedir.
İşyerinin özelliği dikkate alındığında puantaj kayıtlarında davacı işçinin imzasının bulunmaması sonuca etkili değildir.
19.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu kayıtlar incelenmiş olup davacının fazla çalışma, genel tatil, gece çalışması yapmış olduğu dönemler tespit edilmiştir. Değinilen rapora göre davacının kayıtlara göre tahakkuk eden alacağı dışında söz konusu alacak kalemlerine ilişkin başka alacağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının belirtilen alacaklarının reddi yerine soyut tanık anlatımlarına dayanılarak hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının fazla çalışma, genel tatil, gece çalışma alacaklarının kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Yargıtay 7. HD. 2013/17871 E. 2013/20215 K. 26.11.2013

Davacı vekili davacının hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, tanık anlatımlarına göre davacının hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre alacaklar hüküm altına alınmış ise de, davalı vekili aşamalarda davalı iş yerinin hastane olduğunu, SGK’nun tatil günlerinde provizyon vermediğini, öncesinde sadece acil bölümüne, 2009 yılında bazı branşlara, 2011 yılı Mayıs ayından itibaren ise tüm branşlara provizyon verildiğini, bu durumun sorularak davacının tatil mesaisinin bu husus dikkate alınarak hesap edilmesini talep etmiştir. Mahkemece bu talep üzerinde durulmamış, provizyon durumu sorulmamıştır.
Bilindiği üzere Genel Sağlık Sigortası (GSS) Türkiye’deki sosyal güvenlik kurumlan olan Emekli Sandığı, Bağkur, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Yeşilkart’ı tek bir çatı altında, GSS çatısı altında toplamayı hedeflemiştir. Medula bu çalışmanın bilişim ayağıdır. Devlet hastaneleri, özel hastaneler, üniversite hastaneleri, diyaliz merkezleri ve daha bir çok sağlık kuruluşunun verdikleri hizmet, kullandıkları tıbbi malzeme ve ilaçların bedelinin geri ödeme kurumu tarafından ödenmesi için GSS Medula web servislerini kullanmaları gerekmektedir. GSS Medula vvcb servisleri aracılığıyla hak sahipliği vc sözleşme doğrulama yani provizyon alma hizmeti alınmakta ve böylcce hasta kabul ve sevk işlemleri yapılabilmektedir. Provizyon alma işleminin mümkün olmadığı hallerde acil hariç hastanede çalışma yürütülmesi
bu hali ile mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu talebi üzerine durularak istek dönemini kapsar şekilde MEDULA sistemi üzerinden hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde provizyon almanın mümkün olup olmadığı, hangi branşlara hangi tarihten itibaren provizyon alma hizmeti verildiği sorulmalı, yazı cevabı geldikten sonra davacının yaptığı iş, tanık anlatımları ve toplanmış tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının hafta tatili ile milli bayram ve genci tatil çalışması olup olmadığı konusunda sonuca varılmalıdır.

Yargıtay 9. HD. 2012/31248 E. 2014/698 K. 21.01.2014

Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, haftada 6 gün 06:00- 15:00 saatleri arasında çalıştığı belirtilerek bir saat ara dinlenmesi de düşülerek haftada 48 saat çalışma kabul edilmiştir. Buna göre haftada 3 saat fazla çalışma ve 5 saat de fazla sürelerle çalışma hesaplanmıştır.
İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinde haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenmiş ve Cumartesi günü akti tatil olarak düzenlenmiştir. Davalı tarafından Cumartesi günü çalışmaları için akti tatil ücreti ödenip ödenmediği hususu bilirkişi raporunda değerlendirilmiş değildir. Davacıya sözü edilen çalışma için akti tatil ücreti ödenmişse ayııı gün çalışma süresinin haftalık çalışma süresine eklenmesi yoluyla fazla çalışma ya da fazla sürelerle çalışma tespiti yerinde olmaz. Davacıya akti tatil ücreti ödenmişse haftada 5 gün üzerinden değerlendirme yapılması gerekeceğinden haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenir ve bu durumda fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma söz konusu olmaz. Mahkemece bu yönden eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.

Yargıtay 9. HD. 2010/3026 E. 2010/5463 K. 02/03/2010

Davacı işçi davalıya ait işyerinde vardiya sistemine tabi olarak çalışmakta olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesine göre vardiyalı çalışmalarda haftada 2 gün tatil yapılmasının öngörüldüğünü, vardiya değişimlerinde akdi ya da hafta tatil günlerinden birinin kullanılmadığını ileri sürerek akdi tatil günü ücretinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacı işçinin vardiya sistemine tabi olması sebebiyle haftada 5 gün ve toplam 37.5 saat çalıştığını, buna rağmen toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 45 saat üzerinden ücretin ödendiğini, vardiya değişimlerinde olması gereken 48 saatlik ara vermenin 56 saati bulduğunu savunmuş ve dosyaya puantaj kayıtlarını sunmuştur.
Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış ve rapor doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmü süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi, iddia ve savunma delillerine değerlendirilmiş değildir. Davalının savunması karşısında hangi vardiya değişimlerinde akdi tatilin kullandırılmadığı hususu, puantaj kayıtlarında karşılığı gösterilerek belirlenmemiş ve davalının savunmaları karşılanmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönlerden denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının itirazları karşısında gerekirse başka bir bilirkişiden davacının vardiya dönüşüm günleri belirtilmek suretiyle hafta tatili ve akdi tatil günlerinde davacının çalışıp çalışmadığı belirlenerek denetime elverişli şekilde bir rapor tanzimi istenmelidir.
Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda akdi tatil ücretlerinin toplu iş sözleşmesinin 25/c bendi hükümlerine göre % 80 zamlı olarak hesaplandığı bilgisine yer verilmiş ise de, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde 45 saate kadar olan çalışmalarda akdi tatil ücretinin normal saat ücretine göre, 45 saati aşan kısmı için ise %80 zamlı ücrete göre ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davacı işçinin haftada 37.5 saat çalıştığı hususu tartışma dışı olmakla, hesaplamada toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü gözetilmelidir. Bilirkişi raporu bu yönden de denetime elverişli değildir. Yine davalı işveren tarafından 1.1.2008 tarihinden itibaren hafta tatilinden bir önceki gün çalıştırılan işçilere ücretin % 25 zamlı olarak ödendiği belirtilmiş olmakla bu konu bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 9. HD. 2009/44308 E. 2009/35246 K. 15.12.2009

Davacı işçi davalıya ait işyerinde vardiya sistemine tabi olarak çalışmakta olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesine göre vardiyalı çalışmalarda haftada 2 gün tatil yapılmasının öngörüldüğünü, vardiya değişimlerinde akdi ya da hafta tatil günlerinden birinin kullanılmadığını ileri sürerek akdi tatil günü ücretinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacı işçinin vardiya sistemine tabi olması sebebiyle haftada 5 gün ve toplam 37.5 saat çalıştığını, buna rağmen toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 45 saat üzerinden ücretin ödendiğini, vardiya değişimlerinde olması gereken 48 saatlik ara vermenin 56 saati bulduğunu savunmuş ve dosyaya puantaj kayıtlarını sunmuştur.
Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış ve rapor doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmü süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi, iddia ve savunma delilleri dc değerlendirilmiş değildir. Davalının savunması karşısında hangi vardiya değişimlerinde akdi tatilin kullandırılmadığı hususu, puantaj kayıtlarında karşılığı gösterilerek belirlenmemiş, bilirkişi ek raporunda da hesabın ayrıntıları gösterilmemiş ve davalının savunmaları karşılanmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönlerden denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının itirazları karşısında gerekirse başka bir bilirkişiden ya da 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmalı ve davacının vardiya dönüşüm günleri belirtilmek suretiyle hafta tatili ve akdi tatil günlerinde davacının çalışıp çalışmadığı belirlenerek denetime elverişli şekilde bir rapor tanzimi istenmelidir.
Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda akdi tatil ücretlerinin toplu iş sözleşmesinin 25/c bendi hükümlerine göre % 80 zamlı olarak hesaplandığı bilgisine yer verilmiş ise de, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde 45 saate kadar olan çalışmalarda akdi tatil ücretinin normal saat ücretine göre, 45 saati aşan kısmı için ise %80 zamlı ücrete göre ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davacı işçinin haftada 37.5 saat çalıştığı hususu tartışma dışıdır. Hesaplamada toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü dikkate alınmalı ve davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde 4857 sayılı yasanın 41. maddesi hükmüne göre 45 saate kadar olan akdi tatil çalışmalarında % 25 zamlı hesaplama yapılması gerektiği açıklanmış olmakla bu yönde bir değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.