YARGITAY’IN İŞ HUKUKUNA İLİŞKİN BİR KISIM FİİLİ KARİNELERİ

Karine, belli bir olaydan, belli olmayan diğer bir olay için çıkarılan sonuçtur. Karineler ispat yükünün bir istisnasını oluşturur. Lehine karine olan taraf ispat yükünden kısmen veya tamamen kurtulur.

Kanunlarda yer alan belli bir olaydan, belli olamayan bir olay için sonuç çıkarılması yasal karine olarak adlandırılır.

Hayat tecrübesi kurallarına göre bir delilin değeri noktasında hakimin kanaat oluşturmasına yarayan yargılar, fiili karineler olarak değerlendirilir. İspat noktasında “hayatın olağan akışı” ölçütü önemli uygulama alanına sahiptir.

Yargıtay’ın hayatın olağan akışını kıstas alarak belirlediği fiili karineler ise şöyledir;

  • Uzun süre çalışan vasıflı bir işçinin aylık ücretinin asgari ücretin üzerinde olacağı genel olarak Yargı kararlarında kabul görmektedir. Yargıtay önüne gelen bir örnekte yerel mahkeme 10 yıllık kıdeme sahip mali müşavir olarak çalışan davacının asgari ücret almasını hayatın olağan akışına aykırı bularak bu fiili duruma hukuki sonuç bağlamıştır. (Yargıtay 9. HD. 05.05.2011 gün 2009/ 12953 E, 2011/ 14447 K.)

Yine tır şoförünün asgari ücretle çalışmayacağı Yargıtay’ca kabul edilmiştir ve asgari ücretten imza içeren bordrolara değer verilmemiştir.(Yargıtay 9. HD. 07.10.2010 gün 2008/ 33315 E, 2010/ 27905 K.)

  • Yargıtay’ın cinsel tacize ilişkin kararlarında, “cinsel suçların, işleniş şekli dikkate alındığında, mağduru tek başına kollama ve görgü tanığına olanak bırakmama gerektiren bir özelliği vardır” denilerek olayın tam olarak kanıtlanamaması durumunda dahi “hayatın olağan akışı” ya da “ilk görünüş ispatı” ölçütlerinin kullanıldığı görülmektedir. İşçinin diğer bir işçi ile tartışması ve hakaret olayının, ortada herhangi bir neden olmadan çıkmasının mümkün olmadığı belirtilerek öncesinde cinsel tacizin varlığı kabul edilmiştir.(Yargıtay 9. HD., 12.10.2009 gün, 2009/115 E., 2009/24348 K.)

Yargıtay’ın bir başka kararına göre, bir kadın işçinin namus ve iffetini etkileyebilecek şekilde nedensiz yere kendisinin cinsel tacize uğradığı yönünde ayrıntılı olarak açıklamada bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır.(Yargıtay 9. HD. 28.01.2010 gün 2008/ 14529 E, 2010/ 1463 K.)

  • Yargıtay’a göre uzun kıdeme sahip işçinin yasal tazminat haklarını geride bırakarak işyerinden nedensiz yere ayrılması da hayatın olağan akışına aykırıdır.(Yargıtay 9. HD. 04.10.2010 gün 2008/ 35469 E, 2010/ 26731 K.)

Ancak Yargıtay, kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan bir işçinin nedensiz yere ayrılmasının hayatın olağan akışına uymadığı şeklindeki değerlendirmenin doğru olmadığını, işverence tutulan devamsızlık tutanaklarının geçerli sayılması gerektiğini kabul etmiştir.( Yargıtay 9. HD., 24.12.2009 gün, 2009/46212 E., 2009/36906 K.)

  • Yargıtay’a göre çok uzun süre işçin ücret almadan çalışması iddiası hayatın olağan akışına uymaz.(Yargıtay 9. HD. 06.07.2011 gün 2009/ 18259 E, 2011/ 22330 K.)
  • Yargıtay’a göre işçinin her gün normal mesaisinin üzerine sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumda fazla çalışma ücretinden indirime gidilmektedir.(Yargıtay 9. HD. 12.11.2010 gün 2009/ 4612 E, 2010/ 33812 K.)

İşçinin çalışma süresi içinde bütün hafta tatillerinde çalışması da hayatın olağan akışına aykırı kabul edilmektedir. Yargıtay’a göre indirime gidilmelidir.(Yargıtay 9. HD. 15.07.2010 gün 2010/ 17225 E, 2010/ 23719 K.)

İşçinin yıllık izin kullandığını ispat yükü işverende olmakla birlikte Yargıtay kararlarında uzun süre (örnekte 14 yıl) hiç izin kullanmadan çalışmak hayatın olağan akışına aykırı olup işverence yemin hakkının hatırlatılması gerekir.(Yargıtay 9. HD. 04.07.2011 gün 2011/ 1043 E, 2011/ 21777 K.)

İşçinin hiç ara vermeden günde 11.5 saat çalışması hayatın olağan akışına aykırı sayılmış ve Yargıtay’ca 1.5 saat ara dinlenmesi süresi düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir.(Yargıtay 9. HD. 03.03.2011 gün 2009/ 5204 E, 2011/ 5925 K.)