- …Mahkemece, davacının işsizlik sigortasından yararlanmamasına işverenin haksız fesih ile yol açtığı kabul edilerek, maddi tazminat isteminin kısmen de olsa kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ne var ki işsizlik sigortasından yararlanmaya ilişkin 4447 sayılı Kanun’ un 49.maddesine göre, işverenin bildirimli fesih halinde prim ödeme gün sayısına göre işverence işçinin maaşından kesilen % 1 oranındaki kesinti kapsamında kurum tarafından işsizlik ödeneği ödeneceği belirtilmiştir.
Somut olayda, her ne kadar işveren in ilk etapta haklı fesih ile iş akdini sonlandırdığı, buna göre işçinin ilgili kurumdan işsizlik sigortası ödeneği alamayacağı belirgin ise de yapılan yargılama sonucunda, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği saptandığından bu kararın kesinleşmesinden itibaren davacının süresi içerisinde kuruma başvurarak işsizlik ödeneğinden yararlanabileceği böylece davacının maddi kaybından işverenin değil, ilgili kurumun sorumlu olacağı anlaşılmakla maddi tazminat isteminin kısmen dc olsa kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.9. HD. 2011/14975 F.. 2013/16120 K. 28.05.2013
- …Dosya içeriğine göre, davacının, iş sözleşmesinin 30.04.2009 tarihinde işverence feshi üzerine açtığı dava işe iade ile sonuçlanarak hüküm 14.06.2010 tarihinde onanmış, bu arada davacı işsizlik ödeneğinden yararlanmak için 22.05.2009 tarihinde kuruma yaptığı başvurudan red cevabı almıştır. Dava dışı işveren, davacıyı 05.08.2010 tarihinde işe başlatmış, kaydeıı gerekli bildirimleri yapmış, ancak aynı gün işten çıkışını gerçekleştirmiştir. Dairemize yansıyan davacı ile benzer konumdaki işçilerin emsal nitelikteki dosyalarında, işverenin bu tarihteki işe başlatma ve aynı gün işten çıkarma işleminin usulüne uygun bir işe başlatma olmadığı kabul edilerek işçilerin işe iadeye bağlı alacaklarını hüküm altına alan mahkeme kararları onanmıştır. Bu durumda işçinin işe başlatılmadığı ve böylelikle davacının işe başlatılmamanın sonuçlarından olan boşta geçen süreye ait ücret alacağına da hak kazandığı tartışılmaz hale gelmiştir. 4447 sayılı Kanun’un 50. ve 51. maddeleri ile konuya ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için davacıya ödenmesi gereken işsizlik ödeneği miktarından dört aylık ücret alacağı mahsup edildikten sonra, varsa bakiye alacağın hüküm altına alınması gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.22.HD. 2012/25546 E. 2012/26168 K. 22.11.2012
- …İşsizlik sigortasının sosyal güvenlik hukuku ile doğrudan ilgisi, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde yer alan “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür” hükmü vc 4857 sayılı Kanun’dan doğan uyuşmazlıklarda da iş mahkemelerinin görevli olduğu göz önüne alındığında işsizlik sigortasına ilişkin uyuşmazlıklara da bu konuda uzman iş mahkemelerince bakılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
HD. 2014/8671 F.. 2014/12202 K. 10.04.2014
